8 Haziran 2014 Pazar

5. Yerebatan Sarnıcı'nda Büyülen



İtiraf etmem gerekirse Yerebatan Sarnıcı'na bir defa kaybolmak suretiyle gitmiştim. O sırada Karaköy'e gidecekken kendimi önce Sultanahmet'te sonra da kapısından tesadüfen geçerken Yerebatan'da buldum.Eğer siz de henüz bu büyülü mekanı görmeyenlerdenseniz size tavsiyem en kısa zamanda makinalarınızı kapıp , aynı derecede büyülü bir playlisti müzik çalarlarınıza doldurup hususi olarak bu küçük geziyi ayarlamanız.


Artık ulaşım çok kolay. İstanbul'un neresinde olursanız olun Marmaray'da Cağaloğlu kapısından çıkıyor ve biraz yürümeyle mekanımıza varabiliyorsunuz. Asıl adı Bazilika Sarnıcı olsa da 9 metrelik 336 sütundan oluşması ve bu sütunların suyun içinden çıkması sebebiyle Yerebatan Sarnıcı adını almıştır.Bizans İmparatoru 1. Justiniaus tarafından yaptırılan sarnıcın bulunduğu yerde daha önce bir bazilika (Yan geçitleri bulunan galerili veya galerisiz kilise) bulunuyormuş.

Girişte 52 basamaklı taş merdiveni inerken sizi nelerin beklediğini tahmin edebiliyorsunuz. Ama o havayı solumak bambaşka bir duygu. Tavanlardan damlayan tek tük sular sizi başta eyvah diye ürpertse de merak etmeyin. Sırılsıklam olup çıkmayacaksınız :) Sarnıcın duvarları 4.80 kalınlığında ve zemini tuğla ile örülmüş. Daha sonrasında harçlanarak su geçirmez hale getirilmiş. Yerebatan Sarnıcı toplam 9800 metrekareden oluşuyor ve 100.000 ton su depolama alanına sahip.


Sarnıcın 140 metrelik uzunluğunu aştığınızda Roma İmparatorluğu'ndan kalma Medusa Başı sizi karşılayacak.Fakat nereden getirildiği henüz bir muamma. Bir efsaneye göre Medusa başı ona direkt olarak bakanları taşa çevirmesiyle ünlü olduğu için Yerebatan'a ters yerleştirildiği ile ilgili. Açıkçası ben kendisini devasa bir heykel olarak beklesem de sütun kaidesi olarak düşünüldüğünden dolayı normal boyutlarda. Bir de kafamı çevirip Medusa'nın gözlerine direkt bakma cesareti gösterdim ama gördüğünüz gibi taştan değil hala etten oluşuyorum :) Bir de eğer yer yarılıp içine girilecekse kesinlikle buraya kaçacağımı tahmin ediyorum :)

Özlem Tekin'in Aşk Herşeyi Affeder mi ? şarkısının klibi Yerebatan'da çekilmiş ve tarafımdan çok beğenilmişti. Gerçi ziyaret ettiğinizde su içinde bulunan yüzzlerce balığın ayaklarına dolanarak sıkıntılı anlar geçirdiğini ileten Özlem Tekin yine de sarnıcın o gizemli havasını bize solutmayı başarmıştı. Şimdilerdeyse yerli yabancı bir çok ismin konser mekanı olarak tercih ettiği yerler arasında. 


Buyurun ben de size sarnıcı gezerken dinlemeniz gereken bir kaç şarkı önereyim de mistik gezinize bir kaç faydam olsun :)

MİNE - Cloud Of Tears
ORIENT EXPRESSIONS - Istanbul 1.26 AM
SERTAB ERENER - Makber

YOU CAN ENCHANTED IN BASILICA CISTERN [SUNKEN PALACE]

Yes , this time we are going under the ground. This is the secret and charming place in Istanbul and absolutely you must see. If you have a question like why ? Here we go :) Wikipedia help us about this answer :)

This cathedral-size cistern is an underground chamber approximately 138 metres (453 ft) by 64.6 metres (212 ft)[5] - about 9,800 square metres (105,000 sq ft) in area - capable of holding 80,000 cubic metres (2,800,000 cu ft) of water. The ceiling is supported by a forest of 336 marble columns, each 9 metres (30 ft) high, arranged in 12 rows of 28 columns each spaced 4.9 metres (16 ft) apart. Thecapitals of the columns are mainly Ionic and Corinthian styles, with the exception of a few Doric style with no engravings. One of the columns is engraved with raised pictures of a Hen's Eye, slanted braches, and tears. This column resembles the columns of the Triumphal Arch of Theodosius I from the 4th century (AD 379-395), erected in the 'Forum Tauri' Square. Ancient texts suggest that the tears on the column pay tribute to the hundreds of slaves who died during the construction of the Basilica Cistern. The majority of the columns in the cistern appear to have been recycled from the ruins of older buildings (a process called 'spoliation'), likely brought to Constantinople from various parts of the empire, together with those that were used in the construction of Hagia Sophia. They are carved and engraved out of various types of marble and granite.[6]
Fifty-two stone steps descend into the entrance of the cistern. The cistern is surrounded by a firebrick wall with a thickness of 4 metres (13 ft) and coated with a waterproofing mortar. The Basilica Cistern's water came from the Eğrikapı Water Distribution Center in the Belgrade Forest, which lie 19 kilometres (12 mi) north of the city. It traveled through the 971 metres (3,186 ft)-long Valens (Bozdoğan) Aqueduct, and the 115.45 metres (378.8 ft)-long Mağlova Aqueduct, which was built by the Emperor Justinian.[7]
The cistern has the capacity to store 100,000 tons of water, despite being virtually empty today with only a few feet of water lining the bottom.
The weight of the cistern lies on the columns by means of the cross-shaped vaults and round arches of its roof.
The Basilica Cistern has undergone several restorations since its foundation. The first of the repairs were carried out twice during the Ottoman State in the 18th century during the reign of Ahmed III in 1723 by the architect Muhammad Agha of Kayseri. The second major repair was completed during the 19th century during the reign of Sultan Abdulhamid II (1876–1909). Cracks to masonry and damaged columns were repaired in 1968, with additional restoration in 1985 by the Istanbul Metropolitan Museum. During the 1985 restoration, 50,000 tons of mud were removed from the cisterns, and platforms built throughout to replace the boats once used to tour the cistern. The cistern was opened to the public in its current condition on 9 September 1987. In May 1994, the cistern underwent additional cleaning.
REFERENCE : Wikipedia

2 Haziran 2014 Pazartesi

4.Taksim'de Sabahla

Bunu bir çoğunuz belki çoktan denemiş olabilirsiniz ama İstanbul'un pek uyumayan bir şehir olduğunun farkında olmayanlar için inanılmaz bir deneyim olacaktır. Şahsen benim için öyleydi. Üstelik bunu bir defa değil tadına doyamayıp birden çok defa yapmış birisi olarak tadına henüz doyamadığımı itiraf etmeliyim.

Taksim'de sabahlamanın bazı altın kuralları vardır. Bunun için gerekli olan şeyleri kısaca şöyle sıralayabiliriz. Gündüz iyi bir dinlenme , rahat bir şeyler giyme (özellikle ayakkabı) , alkolü abartmama ve gerçekten eğlenceli bir arkadaş grubuyla bu eğlenceli deneyim için yola çıkma başlıca kurallarımız. Bunun için abartı bir bütçe ayırmanıza da gerek yok üstelik. 

Gece saat 21 gibi bu iddialı geceye başlarsanız iyidir. Öncelikle size kendi deneyimimden yola çıkarak bir gecede neler yapabileceğinize tavsiyelerimle şöyle bir bakalım :)

[21:00-22:30] LİMONLU BAHÇE : Galatasaray Lisesi'nin yan sokağından aşağıya salınıp Limonlu Bahçe'de bir şeyler yudumlayın. Bir apartmana giriş yapıp sıkılacağınızı düşünürseniz ilerlemeye devam edin. Kocaman masaları , kapalı , açık bahçesiyle burasının ambiyansı bana her zaman çok dinlendirici ve içten gelmiştir. Özellikle yazın limonataları bir harika. Kışın ise şömine başında arkadaş grubunuzla sıcak şarap yudumlamak gibisi yok. Erkekler tuvaletinin ortasında kurulu koca ağaç da ilk bakışta şaşkınlık yaratabilir , ama onu çok seveceksiniz 

[22:30-24:00] 45'LİK : Evet biliyorum Issız Adam'dan sonra oldukça popüler bir yer oldu burası. Ama bu geceye hafif bir başlangıç yaptıktan sonra yine dingin sularda yüzmek iyidir. Sizi zamanımızdan alıp geçmişin Türk filmi setlerine bırakacak fakat bunu yaparken sizi sıkmayacak bir mekandan bahsediyorum. Şarkılar yüzünüzü güldüren cinsten ve emin olun ki bir çoğunu hali  hazırda bildiğinizden dolayı çok eğleneceksiniz. Hazır eğlenmeye başlamışken dee ...

[24:00-04:00] ESKİ CAMBAZ : Burada eğlenceden bayılabilirsiniz. Bazı geceler çalan , dünyanın bence Claude Challe ve DJ Ravin'den sonraki en büyük world müzik DJ'i Gülbahar Kültür'ün [www.lolasworldrecords.com dan CD lerine mutlaka göz atın] birbirinden seçtiği eğlenceli  parçaları ile kah swing yaparken kah göbek atıyor şekilde bulabilirsiniz kendinizi. Mekan içten , çalışanlar güleryüzlü ve eğlence tavan. Benim için de bir tekila yuvarlayın gitsin :)

[04:00-05:00] BAMBİ : Bu kadar efor sarf ettikten sonra karnınızın acıkacağını düşündüm.Şahsen bize hep öyle oluyor. O zaman haydi uzatın ayaklarınızı Bambi lerden birisine. Islak hamburger mi yersiniz yoksa dürüm kaşar döner mi bilemem. Çabuk bitirin , gündoğumunu kaçırmayalım.

[05:00-07:00] MAÇKA YOKUŞU : Şimdi güzergahı biraz değiştirip hem güneşin doğuşunu hem de denizin sakinliğini izleyeceğiz.  Bu geceden sonra böyle bir dinginliği hak ediyorsunuz. İnsan burada fena bir huzur buluyor ve ruhunuz bedeninizden ayrılmadan önce kendinizi toparlama imkanı buluyorsunuz. Bunu özellikle öneriyorum çünkü anca güneşin doğuşunu böyle bir yerde izleyince bu gecenin tamamıyla başarılı şekilde sonlandığını göreceksiniz :)

Evet bir gecelik turumuz bitti. Endişe etmeyin bütün yorgunluğunuz gitti. Şimdi eve gidip dinlenme zamanı. Nasıl olsa günlerden Pazar :)

STAY AWAY TILL MORNING IN TAKSIM

I have a perfect idea for you visitor. Do you want to try non sleep night in İstanbul ? Ok , here we go Taksim. Trust me , you will have fun. We need some energy , good and enjoyable friends and comfort clothes , shoes. You see , it's so easy :)

STATION 1 : LİMONLU BAHÇE [Lemony Garden] : This place back to ex Galatasaray High School. You should uphill stroke. After than you'll see an apartment door. Enter and welcome Lemony Garden. This area so relax. You can drink something like fresh lemonade [especially in summer] , if you come winter you can prefer hot wine front fireplace.

STATION 2 : 45'LİK : Do you want meet vintage Turkish Music ? If you say yes , 45'lik will you satisfied. This is the very famous bar after a movie , Issız Adam [Desert Man :) ] You will hear Oldies But Goldies Turkish Music. In my opinion you'll like it. If you start dance , come on we are going secret dance center Eski Cambaz 

STATION 3 : ESKİ CAMBAZ [Ex Acrobat :) ] : I like here because of music. If you want different kind of music you are in right cafe. You can taste delicious Turkish traditional meals and after than , you can dance with oriental , swing , club , pop etc... Gülbahar Kültür , who the best world music expert after Buddha Bar Dj's Claude Challe and Dj Ravin , i promise you're gonna love ... If you want a clue www.lolasworldrecords.com

STATION 4 : BAMBI : Are you feel hungry ? You must try this flavors. Wet Hamburger , Cheese Döner and ayran. You'll feel better. If you feel follow me please. We'll watch sunrise ...

STATION 5 : MAÇKA HILL : This is the our last station for one night. You have to sit here with sea view and sunrise breathe. Are you feel tired ? Come on , this is the unsleeping city. But i think you deserve some rest. If you like this night repeat soon :)

31 Mayıs 2014 Cumartesi

3. Suadiye'de Sushi Ye


Evet ilk duyduğunuzda yüzünüzü buruşturdunuz gibi geldi :) Az önce "aynı şeyleri yapmaktan mı hoşlanırsınız yoksa yeni şeyler mi denemek istersiniz" başlıklı bir yazı yazdıktan sonra insanların denemekten en çok çekindiği şeylerden birisi olan Sushi cuk diye oturdu. 

Belki siz de benim gibi bir kere deneyip bir daha vazgeçemeyenlerdensiniz , belki de hiç denemeyip damak tadınıza uymadığına karar verdiniz. Ama size şunu söyleyebilirim ki denemeden bilemezsiniz. Hem yeni başlayanlar için somon gibi zaten çiğ de tüketebildiğimiz bir serisinden başlayabilirsiniz. Hadi yapmayın , biraz cesaret istiyorum sizden :)

Bunun için en uygun mekanlardan birisi Bağdat Caddesi Suadiye'deki SushiCo. Evet bir çok yerde şubesi bulunuyor ama bence alışveriş merkezi dışında bulunan bu şubesi daha bir sempatik. Üstelik İstanbul'un Asya tarafında yediğiniz için bölge adı sebebiyle bir miktar da Asya'ya yakın olduğunuzu düşünebilirsiniz :) Sushico Suadiye'nin iki katı bulunuyor. Ben genelde gittiğimde ikinci katı tercih ediyorum. Alt katı daha bir ışıltılı dursa da genelde arkadaşlarınızla buluştuğunuzda siz de benim gibi bol sohbet etmeyi sevenlerdenseniz daha sakin olan ikinci katı sizi de cezbedecektir. 

Güzel bir grup ayarlayın ve bu değişik deneyimi arkadaşlarınızla sushi eşliğinde paylaşın. Ne kadar eğleneceğinizi tahmin bile edemezsiniz. Eğer sushi dışında başka şeyler de tatmak isterseniz deniz ürünleri , tavuk ve et menüleri de bulunmakta. Tüm bunların dışında biraz yağlı bir eti olmasına rağmen kızarmış pekin ördeğini de tavsiyelerime eklemek istiyorum. Zhu soslu ördek de menülerine yeni eklenmiş onu da en kısa zamanda denemek istiyorum. Yanında portakalınızı da götürürseniz "Hayatımda portakallı ördek yemedim" demekten de sıyrılmış olursunuz :)


3 : SUSHI TIME IN ISTANBUL'S ASIA SIDE

I don't know. Maybe you're a big fan for sushi , maybe you didn't try it before. I advice for you sushi now. Try it :)

If you come Asian side in İstanbul , you should find Bağdat Street , Suadiye. You will see a sushi shop. That's name is Sushico. Sushico is my favorite place for Chinese , Japanese and Thai kitchen. This restaurant have symphatic atmosphere. And believe me. I tried different Sushi restaurant but i think this is the best.

If you don't like sushi you can try "Chinese fried duck"  I agree a little bit oily but very delicious same time. Without all of tis you can find sea foods , chicken and meat menu. If you try your friends group i think every minute will be enjoyable :)

2. David Guetta Partisinde Coş

Bunu kesinlikle öneriyorum çünkü Guetta'nın 4 veya 5 sene önceki bir performansına tanıklık etmiş ve kendimden geçene kadar eğlenmiştim. 27 Haziran tarihinde tekrar bu eğlencenin tekrarlanacağını duyunca çok sevindim ve şimdiden damarımdaki kan bile harekete geçti.

Kendisi Rihanna , Madonna , Kelis , Will.I.Am gibi büyük isimlerle yaptığı çalışmalar dışında oldukça iyi bir party adamı olduğunu bütün bir gece boyunca düşmeyen tansiyonla tarafımdan kanıtlanmıştır. Özelikle son dönemde Sia ile yaptığı She Wolf , Kelly Rowland ile yaptığı One Love Takes Over , Madonna Revolver , Rihanna Who's That Chick , Play Hard gibi şarkılarla bizi neyin beklediğini öngörebilirsiniz. 

Küçükçiftlik Park'ta yapılacak konserde yine büyük bir ses sistemi ve ışıklandırmalarla süslenecek görsel şölenden önce yer alacak djler de bir hayli iyi. Suat Ateşdağlım , Emrah İş ve Mert Hakan diyorum. İstanbul'da 27 Haziran tarihinde yapılacak en iyi şey açık ara bu partiye bir bilet almaktır diyorum. Gelin ve beraber hoplayıp zıplayalım , daha ne olsun :)


2 : ARE YOU READY DAVID GUETTA'S SHINDIG ?

Do you know David Guetta ? Just so :) Nowadays everyboy talk about him and his great dance music. If you will in İstanbul in 27 June i want say one thing. You're so lucky.

Maybe you didn't go before his live performance but i did. And i recommend to you strongly. I think this will be different experience for alternative İstanbul nights. Join us that night and see how to have fun :) 

Before David Guetta's live performance Istanbul night life's three important dj's Suat Ateşdağlı , Emrah iş and Mert Hakan prepare to you for big party. If you want a ticket you should check this webside www.biletix.com. We meet Küçükçiftlik Park in June 27. Do not miss :)

1. Haydarpaşa Garı'nı Ziyaret Et.



İstanbul'un gözbebeği tarihi Haydarpaşa Garı'nı henüz ziyaret etmeyenlerdensen şu anda yapılacak en iyi şeylerden bir tanesi bu olacaktır. Yalnız ama büyüleyici görünüyor. Yalnız olmasının sebebi Eskişehir - İstanbul arası yol yapım çalışmaları. Büyüleyici olmasının sebebi ise dışından içine kadar özenli bir tarih kokusu.

1908 tarihinde padişah 2. Abdülhamit döneminde iki alman mimar Otto Ritter ve Helmuth Cuno'ya yaptırılan projede Alman ustalar ve İtalyan taş ustaları birlikte çalışmışlar. Bir çok kez gerek deniz yoluyla ulaşımdan , gerekse Kadıköy'e yolunuz düştüğünde gördüğünüz bu muhteşem gar daha sizi girişinden itibaren etkiliyor. 

Şu sıralar biraz sessiz görünse de bir köşede bekleyen trenlerle gar alanına giriş yaptıktan sonra dinlendirici bahçe tasarımı sizi etkilemek için iyi bir başlangıç olacaktır. Ardından gar binasına giriş yaptığınızdaysa tavanlardaki işlemelerden kolonlardaki aydınlatmalara kadar her şey bir zevk ürünü olduğunu göreceksiniz. Bina gezinizi tamamladıktan sonra deniz tarafına bakan bölümden çıkarak ön bahçedebulunan cafeden hem deniz manzarasına hem de Haydarpaşa'ya güzel bir bakış atabileceğiniz şekilde sıcak bir şeyler yudumlayabilirsiniz.

1 : VISIT HAYDARPAŞA RAILHEAD

If you come to Istanbul , absolutely should see this historical place. This construction began in 1906 and completed 1908. Haydarpaşa is the main strain station Turkey. Located on the Asian side in Kadıköy. It was designed by two German architet Otto Ritter and Helmuth Cuno.During 1st World War damaged because of fire. It was restored three times and has become today.

All the time Haydarpaşa Railhead smells history. Nowadays trains does not work because of line works. But soon it will run away again. You have to take a good few photo. It have fascinating atmosphere alongside sea. Although in today's empty you can still drink a cup of coffee.I promis , you'll really like this alone place and you'll feel good about yourself ...